AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Rumil ile Avustralya ve WCG 2009 Üzerine Röportaj

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
KARAGUMRUKLU
Aktif Üye
Aktif Üye
avatar

<b>Cinsiyet</b> Cinsiyet : Erkek
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 117
<b>Forum Puanı</b> Forum Puanı : 10893
<b>Teşekkür Sayısı</b> Teşekkür Sayısı : 0
<b>Doğum tarihi</b> Doğum tarihi : 14/12/93
<b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 27/11/09
<b>Yaş</b> Yaş : 24

MesajKonu: Rumil ile Avustralya ve WCG 2009 Üzerine Röportaj   Ptsi Kas. 30, 2009 5:07 pm

venza:

Merhaba Emir. Öncelikle hem Avustralya WCG 2009 hem de Çin’de ki büyük finallerde çıkardığınız güzel maçlar için tebrik ediyorum ve sözü fazla uzatmadan özel hayatınla başlamak istiyorum. Nasıl gidiyor Avustralya da hayat ? Neler yapıyorsun ? Çok uzun süre oldu alışmışsındır artık sanırım.

Rumil:

Teşekkurler. Öncelikle herkese selamlar. Gerçekten Türkiye’yi çok özledim. İnşallah en kisa zamanda tekrar aranizda olacağım Smile Genel olarak iyiyim. Burada yaklaşık 2.5 senedir babamla kalıyorum. Alıştım artık her hangi bir uyum sorunum yok.
İngilizce ve Turizm eğitimi aldıktan sonra bir süre turizm acentasında çalıştım fakat kriz zamanı işimi kaybettim. Şu anda evime çok yakın bir yerde barmenlik yapıyorum ama yakın gelecekte turizmde kaldığım yerden devam edeceğim.

venza:

Barmenlik sana tatlı gelmiştir. Alkol, kızlar, müzik... Pek bırakacağını sanmıyorum...
Neyse diğer sorumuza geçelim Smile

- Her ne kadar Avustralya’ya gitmeden önce oyuna devam edip etmemek konusunda kararsızlık yaşasan da sende çok iyi biliyordun ki “ Kazanmak ve Counter Strike “ senin için büyük bir tutkuydu. En nihayetinde dayanamayıp bir takıma katıldın ve Avustralya'da ki Counter Strike hayatın başladı.

- Şunu sormak istiyorum; Avustralya’da ki oyuncuların sana karşı ilk tepkileri nasıl oldu ? Hatırladığım kadarıyla WCG 2006 İtalya’da Avustralyalı bir takımla çok efsane bir maç oynamıştık ve gitmeden hemen önce birkaç arkadaş edinmiştin. Sanırım Dark Passage olarak az çok tanınıyorduk orada. Bunun bir faydası oldu mu yoksa aralarına almaları uzun sürdü mü ?

Rumil:

- Yani içimdeki kazanma hırsı olmasa zaten şu anda CS oynuyor olmazdım... Kendi içimde karşı koyamadığım tek şey kazanma hırsı. Kendimi ispat edene kadar elimden gelenin en iyisini yaptım. Hatta 1-2 turnuvada Frag ortalamasında en iyiydim...

- Açıkcası aklımda hiç oyun oynamak yoktu. Yani zevk için arada bir oynarım diye düşünüyordum fakat buradaki insanların yaklaşımı bana karşı iyi ve nazik oldu. Bunun etkisiyle tekrar oynamaya başladım... İtalya’da ki efsanevi maçımızdan dolayı burada herkes beni bir kahraman olarak gördü. Daha sonra Avusturalya takımının oyuncularıyla tanışma firsatım oldu ve 1-2 yerel LAN turnuvasına çağırdılar. Devamında İtalya’da ki Avustralya Milli takım kadrosundan 2 kişi ve diğer şehirlerden oyuncularla Stens Gaming takımı altında oynadım.

- Tanınmış bir oyuncu olduğun zaman insanlar tabi ilgi gosteriyor. CS sayesinde sayısız kişiyle tanıştım ve Sydney’de şu anda bir çok arkadaşım var. Burada herkes Dark Passage takımını biliyor. Aşağı yukarı herkes WCG 2006 İtalya'da Avustralyalı takımla oynadığımız o Train maçını izlemiş.




venza:

Oynadığın takımları ve kazandığın başarıları biz takım olarak yakından takip ediyoruz. Sık sık da muhabbet ediyoruz ama burada senden uzak kalan destekçilerin için Avustralya’ya gittiğinden beri hangi takımlarda oynadığını, hangi turnuvalarda ne gibi başarılar kazandığını biraz anlatırmısın ?


Rumil:

- Hala bu kadar seviliyor olmak gerçekten çok güzel. Beni destekleyen arkadaşlara tekrardan teşekkür etmek istiyorum Smile

- İlk geldiğim sene yaklaşık 1-2 ay herhangi bir takımda oynamadım. Sadece yeni tanıştığım kişilerle oynamaya başladım. Daha sonrasında Stens Gaming o zamanin en güçlü takımı (maddi olarak) teklif yaptı ve hayır diyemedim. Takımın sahibi bir spor klübü başkanı gibiydi ve bize inanılmaz ilgi gösteriyordu. Stens Gaming’de çok güçlü kadromuz olmasna rağmen oynadığımız 3 turnuvadan sadece 1'ini kazanabildik (SG WINTER). Katıldığımız turnuvalar ise; AINC, WCG 2008 ve SG Winter'dı.

venza:

- Avustralya’da gaming ne durumda Emir? Sponsorlar takımlara ve turnuvalara ilgi gösteriyor mu ? Turnuvalara takım bazında katılımlar yoğun mu ? Turnuva ortamları ve ödülleri nasıl ?

Rumil:

- Şu anda Avusturalya’da gaming biraz ölmüş durumda. Burasıda Türkiye gibi pek aktif değil. Senede 4 tane büyük turnuva oluyor ve turnuvalardan 1 ay once bütün takımlar şekil alıyor ve antremanlara başlıyor.

- Sponsorlara gelince Türkiye’den biraz daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Son olarak AMD takımımıza sponsor oldu ve Hong Kong’daki konaklama masraflarımızı karşıladı. Bunun dışında Immunity isimli takımın 1-2 büyük sponsoru var ama tam olarak ne aldıklarını bilmiyorum o yuzden yorum yapmak istemem.

- Turnuva katılımları burada şöyle oluyor; 4 tane bölgede 1 veya 2 eleme oluyor. Elemelerde 1. olanların finaller için ucak masrafları karşılanıyor, 2. olanlar ise davetiye ve büyük finallere gitme hakkı kazanıyorlar... Genelde turnuvalar bölgeye göre değişiyor ama katılım 10-14 arası bazen ise 16 takıma kadar çıkıyor. Turnuvalarda ortam ve ödüller güzel. Gelen takımlar genellikle sosyelleşmek amacıyla geliyor (Pro takımların dışında). İnsanlar çoğu zaman internette birbirleriyle atışıp LAN’da hiçbir şey olmamış gibi selam veriyorlar Smile

venza:

Ölmüş hali 4 turnuvaysa yaşayan hali ne oluyor acaba ? Türkiye'den pek farkı yok diyorsun birde dalga geçer gibi burada hiç yok hiiç.

Rumil:

Haha tamam pardon Smile





venza:

Avustralya’da en büyük sükseyi yaptığın WCG 2009’a dolayısıyla yeni takımına gelmek istiyorum. Yanlıs hatırlamıyorsam turnuvadan çok bir kısa süre önce kurmuştunuz takımı. Nasıl ve ne kadar hazırlandınız ? Takım üyelerinden de kısa kısa bahsetmeni istiyorum.

Rumil:

- Şu andaki en büyük başarım WCG 2009 Avustralya'yı kazanmak oldu. Sequential takımıyla. Takımı turnuvadan yaklaşık 45 gün önce kurduk. Yani pek bir geçmişi yok. Fakat WCG'den önceki KODE5 turnuvasında 4'ümuz aynıydi ve sadece 1 oyuncu değişti. KODE5 Avustralya'da 2. olarak cok üzülmüştük bunu da eklemek istiyorum.

- Her 2 turnuvada da hepimiz Sydney’de olduğumuz için takım menajerinin evinde bootcamp yaptık. 5 kişi yaklaşık 2 hafta boyunca aynı evde kalarak internet ve LAN üzerinden antremanlar yaptık. Açıkca söylemek gerekirse bu tarz bir bootcamp'in çok faydası oluyor. Oyunumuz cok gelişti her iki bootcamp'den sonra.

- Takım arkadaşlarıma gelirsek;

Apoc: Çoğu kişi Avusturalya’nın en iyi oyuncusu olduğunu düşünüyor. Kendisi gerçekten çok yetenekli. Hem Source hem de 1.6'da da gayet başarılı.

Soren: Apoc’un cok yakın arkadaşı... Beraber 2007'de WCG Avustralya Elemelerini kazandılar. Çok yetenekli değil ama tam bir takım oyuncusu.

Pupajon: Aim’i gerçekten çok iyi. Pupajon'da WCG 2007'de ki kadroda vardı. Bütün silahları iyi kullanabiliyor ve AWP ile çok iyi.

rBKE: Çok eski bir oyuncu. O da WCG 2007 kadrosundan. Şu anda takımda en çok yurtdışı tecrübesine sahip kişi. Takımın kaptanlığını yapıyor. Beni Facebook’da eklemediğinden dolayı ben onu pek sevmiyorum Smile

- Bu arada biraz ödüllere değinirsek KODE5’de sadece 1.'ye ulaşım masrafları vardı. WCG’de ise yine 1.'ye ulaşım masrafları, 2.'ye 1000 lira değerinde Samsung’dan cep telefonu, 3.'ye ise yine Samsung’dan LCD monitor verildi. Ödül olarak çok doyurucu turnuvalar olmuyor uluslararası turnuvalar.

venza:

- Evet ödül bazında pek tatminkar değilmiş ama sonuç olarak yurt dışındaki turnuvaya katılmak bile yeterli bir ödül. Bu arada adam seni çözmüş. Facebook'dan ekleyince listesindeki kızlara salça olacağının farkında sanırım HAHAHA Smile

Rumil:

- Teesüf ederim ben öyle birisimiyim Sad




venza:

Peki Çin'e Geçelim. Büyük final nasıldı ? Gerçi alışıksın ortama WCG 2006’dan sonra çok farklı gelmemiştir heralde.

Rumil:

- Çin’de ki en büyük şoku Serhat " Jess " Bekdemir’i görerek yaşadım ( Eski Siberlig Organizatörü). Onun ağzından söylemek gerekirse teknik açıdan sorunsuzdu. WCG yapınca gerçekten en iyisini yapıyor. Şahsen kendi çabalarım sayesinde yeni insanlarla tanışarak güzel vakit geçirdim. Fakat Chengdu gerçekten turnuva yapılması gereken en son yerdi. Yemekler çok kötüydü... 1 hafta boyunca kimse hiçbir şey yiyemedi ve ben 4kg verdim.

venza:

- Chengdu değilde Çin turnuva yapılacak en son yer yemek olarak bakarsak. Gerçi İtalya'ya gittik de ne oldu. Allahın dağında yine yemek yiyemedik.

Rumil:

- Aynen katılıyorum.

venza:

- WCG Finallerinde ki grup maçlarınıza gelelim. Bana göre turnuvanın en zor grubuna düştünüz. Finallere gitmeden önce grubunuzu gördüğünüzde bir üst tura çıkabileceğinize inanmışmıydınız? Takım içerisinde nasıl bir konuşma oldu ? Son olarak bize Power Gaming maçından bahsedermisin ?

Rumil:

- Ben o grup maçlarını Dark Passage ile beraber oynamış olsaydım çok rahat çıkardım. Bunu bütün içtenliğimle söylüyorum. Takımlar sadece kağıt üzerinde güçlüydü. Takım arkadaşlarım gruplar çekilince bütün şevklerini kaybettiler ve moralleri bozuldu. Kendim oynayarak gördüm mTw’nin dışındaki hiçbir takım gerçekten güçlü değildi. Zaten 17-13 Virtus Pro'ya yenildik, Votos Locos'u kazandik ve eski Roccat takımı yani Power Gaming’ ile berabere kaldik. Takım arkadaşlarım bütün gayretlerini ortaya koyarak oynasalardı çok rahat cıkardık bu gruptan. Bu arada, 15-15 olan Power Gaming maçında 15-11 öndeydik ve 16 yapabilseydik gruptan çıkıyorduk...

- Power Gaming'e karşı maçımız gerçekten çok güzel geçiyordu. Tabanca round’u kaybettik ama diğer silahlı roundlarda gerçekten çok kusursuz oynuyorduk. Taa ki 15. roundu kazanmamıza kadar. 15-11’den sonra birisi “ haydi beyler son round alalım bitsin ” dediğini hatırlıyorum. Ondan sonra 1 round alıp maçı bitiremedik. “ Şaka gibi ” söylenecek başka bir söz yok...

venza:

- Bizde aynı problemleri TeG ve A Gaming Maçlarında yaşadık o alınması gereken son roundlar hiç alınamıyor böyle söyleyince.

venza:

- Takım olarak yeni yıl için planlarınız var mı bunu öğrenmek istiyorum. Avrupa da ki turnuvalara katılmayı düşünüyormusunuz ? Bunun için bir sponsorunuz veya maddi gücünüz var mı ? Yeni Zelanda ve Singapurdan Avustralya’da ki turnuvalara takımların gelip gittiğini söylemiştin. Avustralya dışında çevre ülkelerde turnuvalar olmuyor mu ?

Rumil:

- Şu anda burada herhangi bir turnuva yok. Zaten takım olarakta oynamayı kestik. İnaktif durumdayız. Şu anda tek sponsorumuz AMD. Eğer bize gerekli yardımı yaparsa neden olmasın tabi ki gitmek isteriz. KODE5 Avustralya Elemelerine yurtdışından 5-6 takım geldi. Genelde takımlar Avustralya'yı seçiyor. Çünkü en çok turnuva burada oluyor. Avustralya takımları pek yurtdışına çıkmıyor. Zaten Avusturalya çevresinde yakın zamanda bir turnuva olacağını sanmıyorum.




venza:

- Tekrar Türkiye’ye dönelim. Bu sorular Türkiye’de yapılan her röportajda sorulan klasik sorulardır esasında ama sen artık dışardan bakan, bu ortamı bilen ve yurt dışı tecrübesi olan birisin. Bu yüzden senin vereceğin cevapların Türkiye’de ki oyuncuların cevaplarından farklı olacağını düşünüyorum.

- Sık sık konuşuyoruz. Burada işler pek yolunda gitmiyor. Artık ne uluslararası bir turnuva ne de sağlam ödüllü bir Lan Party oluyor. Bu kadar yokluğa rağmen geçtiğimiz haftasonu yapılan turnuvalarda İstanbul Adeks’e 25, İzmir Hisarnete 12 takım katıldı. Oyuncu ve takım bazında potansiyelimiz her zaman yüksek fakat turnuva fakiriyiz. Ne farkımız var Avustralya’dan veya diğer ülkelerden sence? Suç biz takımlar ve oyuncularda mı? Yoksa Sponsorlar ve organizasyon yapan firmalarda mı ?

Rumil:

- Açıkcası ben ülkeyi terkettikten sonraki zaman içi çok üzgünüm. Çünkü en azından yılda 1-2 tane büyük yurtdışı finali olan turnuva oluyordu. Şimdiyse hiç yok. Benim buradan gördüğüm kadarıyla Türkiye’nin hali çok kötü . Şu anda pozitif olarak gördüğüm tek şey yerel turnuvalardakı katılımın fazlalığı. En azından insanlar hala turnuvalara geliyola. Bu da demek oluyor ki insanlar hala zevk alıyor ve yeni kişiler yetişiyor.

- Benim şahsi fikrim Türkiye’de organizasyon şirketi eksikliğinden kaynaklanan bir problem var. Tek umudumuz Turkiye’de bu işi layığıyla yapabilecek bir tane organizasyon firmasının oluşması. Bunun dışında ortami canlandıracak birşey göremiyorum. Serhat ” Jess ” Bekdemir ile konuşmamda kendisi birazcık yeni projelerle ilgilendiğinden bahsetti. %100 değil ama seneye bir Uluslararası turnuva'yı Türkiye'ye getirme ihtimali varmış.

- Türkiye çok bariz şekilde sponsor kıtlığı çekiyor. Güçlü firmalar az da olsa turnuvalara destek verse, bu işler gerçekten çok kolay olabilir. Türkiye’nin ekonomik yapısı herşeye el vermediği için bundan fazlasını beklemek hayalperestlik olur.

venza:

- Dark Passage’da aktif olarak oynadığın süre zarfında ( Aktif olarak diyorum çünkü şu anda beraber oynamasak bile takımın daimi üyesi olduğunu ve her zaman bizi desteklediğini hepimiz biliyoruz ) unutamadığın ve hala hatırladığında seni gülümseten bir olay, bir cümle veya hareket ve en çok keyif aldığın maç hangisiydi?

Emir:

- Dark Passage takımı ile geçirdiğim o kadar çok güzel anı var ki hepsini hatırlamam günler sürer. 1-2 tane aklımda net olan şey var tabiki Smile Alien Cafe zamanındaki ortamı çok özlüyorum. Eski kadromuz ile gerçekten çok eğleniyorduk. Özellikle de pennywise ve hadji ile. Bunun dışında 2004 yılındaki CPL turnuvasında Bulgaristan takımı Poco Loco ile oynadığımız maçı unutamıyorum. Tamamen hüsran bir skorla yenilmiştik 16-5 gibi. O maçta 1v4 round kazanmak üzereyken çok ufak bir farkla bomba patlamıştı onu hiç unutamıyorum. Bunun yanında tabiki WCG 06 İtalya büyük finallerdeki gece maclarını kimsenin unutması mümkün değil. O stresli günden sonra gece maclarını kusursuz oynamıştık. Avusturalya takımına karşı oynadığımız 13-2 Train T yarıdan sonra CT'de 14-1 alarak bütün Avusturalya’yı üzdüğümüz maçı unutmak tabiki imkansız Smile DP takımı ile oynadığım ve kazandığım turnuvaların ayrı bir tadı var. Şu anda sayısını net bilmem çok zor ama tahminimce 50’nin üzerindedir.

venza:

- Bu arada ülkemizde büyük bir problem var. Sen oynarken de varmıydı hatırlamıyorum ama son yıllarda bu mantalite epey yaygınlaştı. Yeni nesil oyuncular turnuvaya katılır katılmaz, oyuna başlar başlamaz hep kazanmak istiyor ve kaybetmekten korkuyorlar. Korkanın çocuğu olmaz kaybederek kazanmayı öğreneceksin. Lafı da çok uzattım en keyifli anlarından kaybettiğin günlere gelelim. Türkiye'de ki oyun yıllarında senin için en büyük hayal kırıklığı, başarısızlık veya seni üzen olay ya da olaylar hangileriydi?

Rumil:

- Bu her zaman vardı. Çok iyi hatırlıyorum... ilk başladığım zamanlarda da vardı. Şunu öğrenmeliler; " Kaybetmeden asla kazanamazsınız ". Eğer böyle birşey mümkün olsaydı şu anda iyi ile kötünün farkını ayıramazdık. İlk oyuna başladığım zamanlar kaybediyordum ama her turnuvada kendimizi geliştirmeyi bildik ve yeni şeyler öğrendik. Bu sayede şu anki konuma geldim, geldik. Sonuçta Dark Passage takımı 2003'den bu yana mücadele ediyor ve ilk büyük turnuvasını 2006 yılında kazandı. Bu yüzden yeni oyuncuların sürekli turnuvalara katılmalarının ve iyi takımların maçlarını izlemelerinin gerektiğini düşünüyorum. Kendilerini ancak böyle geliştirebilirler.

- Beni en çok üzen olay 2004-2005 yılında Siberlig tarafından takımımıza konulan 1 senelik ban'dı. Herşeyden önce tamamen haklıydık. Ortada biz oyuncuların üzerinden sağlanacak haksız bir rant vardı. Tepkimizi gösterdik, oyuncuların ve takımların sesi olduk. Sende hatırlıyorsundur o zamanlar gerçtekten çok çalışıyorduk, antreman yapıyorduk. En verimli olduğumuz zamanda aldığımız bu uzaklaştırmayla bir çok uluslararası turnuvayı kaçırdık. Çok kesin konuşmak istemiyorum ama %60-70 şansla bu süre zarfında yapılan tüm turnuvaları kazanabilirdik... Röportajı okuyan gençler için söylüyorum. Bu olay bizi yıldırmadı ve oynamaya devam ettik. Daha sonrasında Türkiye'de yapılan turnuvaların hemen hemen hepsini kazandık.

venza:

- Şimdi de işin eğlence kısmına geçelim.

- 2006’da ki KODE5 Türkiye Faciasından 3 yıl sonra bir facia da Romanya Dreamhack Elemesinde yaşadık. Bildiğin gibi turnuva, sponsor ve dolayısıyla parasızlıkdan iptal edildi. Biz Popescu-Hagi-Flipescu’ya bir ton para verip krallar gibi yaşatmış memleketiz. Bu Romenler 3 kuruşu neden esirgedi bizden ? Bizdeki bu basiretsizliği neye bağlıyorsun?

Emir:

- AHAHHAHAHAHHA sadece " ye altay ye " diyorum Very Happy

- Gerçekten cok şanssız oldu. Yeteneksiz ve bilgisiz kişilerin bu işlerle uğraşmaması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Ben açıkcası çok ümitliydim. Sizin gideceğenizi ve kendinizi göstereceğinizi düşünüyordum fakat kısmet değilmiş. Üzgünüm...

venza:

- Röportajımızı bitirirken biraz da beni övmeni istiyorum Emir. Hayatında böyle röportaj yaptın mı ? Böyle sorular soruldu mu ? Şahsen ben bu soruları hazırlarken “ yeni bir yetenek mi doğuyor “ diye düşündüm ? Malum artık yaşlandık 10. Senemizi dolduruyoruz. Performansımız da düştü. Gelecek var mı bende Gotfrag’da HLTV.org’da yazarmıyım ?

Emir:

Şu ana kadar yerli yabancı yaklaşık 10'un üzerinde röportaj yaptım. Bence gerçekten çok iyi sorulardı. Çalışmalarının ve başarılarının devamını diliyorum. Umarim en yakin zamanda seni daha iyi yerlerde göreceğiz Smile Şaka bir yana klişe sorulardan kaçınılmış güzel bir röportaj olduğunu düşünüyorum.

venza:

- Peki Enver’in 5 tane soruyu 5 haftadır hazırlamayıp beni sabahlara kadar bu röportajı hazırlamaya mahkum edip dolaylı yoldan esir etmesine ne diyeceksin ?

Emir:

- Enver arkadaşımız ayna karşısında daha az zaman geçirip işiyle ilgilense daha iyi olur diye düşünüyorum Smile

venza:

- Ben daha neler düşünüyorum bir bilsen.

- Yeter bu kadar diyelim ve makarayı başa sarıp senden son birkaç cümle alalım ve veda edelim.

Emir:

- Dünyanın bir ucunda olsam bile hala insanların beni hatırlaması ve sevmesi çok güzel bir duygu. Umarım en yakın zamanda tekrar görüşürüz.

- Dark Passage’ın bütün oyuncularına ve Bülent Abimize tek tek selamlarımı iletiyorum. Eminimki herkes en iyi şekilde bu takımı temsil edip, daha da büyümesi için emek sarfedecektir.

Bana facebook'dan ulaşabilirsiniz.

facebook.com/rumiltalarom

Sanada bu güzel sorular ve röportaj için teşekkür ediyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yazogren.yetkinforum.com
 
Rumil ile Avustralya ve WCG 2009 Üzerine Röportaj
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Avustralya Bayrağı
» PERFECT XP SP3 CD EDİTİON KACIRMAYIN DERİM
» Melih Görgün - Gel (2009) Orjinal Full Albüm
» bill ve tomun arasındaki 9 fark

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Counter Strike :: CS Dünyasından En Yeni Haberler-
Buraya geçin: